dolucap.com

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa UZUNKÖPRÜ Ergene'nin Hali ERGENE İNİSİYATİFİ UZUNKÖPRÜ GRUBU

ERGENE İNİSİYATİFİ UZUNKÖPRÜ GRUBU

E-posta Yazdır
Ergene inisiyatifi Uzunköprü grubunun protesto eylemleriBASIN AÇIKLAMASI METNİ
TRAKYA'DA TEMİZ VE SAĞLIKLI BİR ÇEVREDE,
AYÇİÇEKLERİ iLE BERABER YAŞAMAK İSTİYORUZ...
Yıldız Dağlarından doğup Saros Körfezine dökülen Ergene Nehri bir zamanlar geçtiği topraklara hayat veren, bölgedeki tarım arazilerini besleyen bir nehirdi. Şimdi ölüm taşıyor, canlı hayatı tehdit ediyor, can alıyor. Bu gün Ergene Nehri Türkiye'nin en kirli nehri ve artık Ergene'de su değil zehir akıyor. Nehir ciddi ağır metaller ve kimyasallarla yüklü, dayanılmaz kokulu, pas renginde bir suya dönüştü. Toprak kirlendi, ayçiçekleri küçüldü... Trakya Üniversitesinin yaptığı bir araştırmanın sonucu acı gerçeği apaçık vurguluyor: Ergene Nehri'nin yararlı kullanımı ortadan kalkmıştır, Ergene Nehri bitme noktasındadır...
Yaklaşık 280 km. uzunluğa sahip Ergene Nehrini besleyen kollar bu gün birer "Atık Su Toplama" kanalı gibi çalışıyor.
"Şeytan Dörtgeni” olarak adlandırılan ve sanayileşmenin yoğun olarak bulunduğu Çorlu, Çerkezköy, Muratlı ve Lüleburgaz bölgesinin atık suları nehrin sularına karışıyor. Özellikle Çorlu-Çerkezköy bölgesinde faaliyet gösteren ve birçoğu ruhsatsız olarak üretim yapan yaklaşık 1500 sanayi tesisinin atıkları hiçbir arıtma uygulanmadan havzaya bırakılıyor. 2002 yılında TBMM bünyesinde kurulan komisyonun 2003 raporunda da belirtildiği gibi havzadaki kirliliğin % 75'i bu sanayi bölgesinden kaynaklanıyor. Arıtma tesisine sahip az sayıda işletme de bu tesisleri verimli bir biçimde kullanmıyorlar. Bu işletmeler her gün yeraltından 5 milyon metreküp temiz su çekiyorlar ve sonra atık kirlettikleri suyu denetimsiz bir biçimde havzaya geri bırakıyorlar. 15 yıl önce 50 metreden çeki lebi len yeraltı suyuna günümüzde 300-350 metrede ulaşılabiliyor. Yeraltı sularının yoğun kullanımı sonucu bölgenin hidroekolojik yapısı da bozuldu.
Geçen oylarda Macaristan'da yaşanan kaza sonucu toprağa karışan kirletici su miktarı kadar atık su, bu bölgede her gün toprağa bırakılıyor ve ne yazık ki bu durum medyanın çok geniş bir kesimince bir haber değeri bile taşımıyor.
Bu kirliliğin bir sonucu olarak 800 bin kişinin yaşadığı  Ergene Havzası'nda çok ciddi sağlık sorunları yaşanıyor. Özellikle akciğer kanseri ve kalın bağırsak kanseri başta olmak üzere diğer kanser türlerinde bir patlama yaşanıyor. Bu kirlilik sadece bölge insanının sağlığını tehdit etmiyor.
Sudaki kirlilikten payını alan topraklarda üretilen tarım ürünleri Türkiye'nin diğer bölgelerinde de tüketilmesi nedeniyle sorun hepimiz için kanserojen bir tehdit oluşturmaktadır.
Tarım  ürünlerindeki   kirlilik   çiftçilerin   de  maddi   kayıplarına  neden  olmaktadır.   Edirne'nin Uzunköprü ilçesindeki çeltik üreticilerinin Ergene Nehri kirliliği nedeniyle 2001 yılında Çevre Bakanlığı aleyhine açtıkları davayı kazanmaları bu kirliliğin bir anlamda tescil edilmesidir.
1982 Anayasası'nın 56. Maddesi: "Herkes,  sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirliliğini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir."der. Bu maddeden yola çıkarak sorunun vardığı noktadaki çözümsüzlüğe seyirci kalan başta Çevre ve Orman Bakanlığı olmak üzere, bölge milletvekillerini, devletin ilgili kurumlarındaki yetkilileri çözüm için somut adımlar atmaya davet ediyoruz. Yeraltı sularının kullanılması yönetmeliğinin tavizsiz uygulanmasını, atık suların temizlenerek yeniden kullanımının sağlanmasını, kirletilen Ergene Nehrinin bizzat kirletenler tarafından temizlenmesini, sanayi tesislerinin denetiminin sıkı bir biçimde yapılmasını ve kural dışı kullanımlara karşı her türlü cezai yaptırımın uygulanmasını talep ediyoruz.Sorun çözülene kadar sorunun takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz...

ERGENE İNİSİYATİFİ UZUNKÖPRÜ GRUBU
Cuma, 29 Temmuz 2011 23:00 tarihinde güncellendi